DOLAR 31,5266 0.51%
EURO 34,2630 0.64%
ALTIN 2.127,111,26
BITCOIN 20838016,60%
İstanbul
11°

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Fahrettin Sayar

Fahrettin Sayar

01 Mart 2024 Cuma

DENİZCİLİKTE BATIL İNANÇ VE UYGULAMALAR 1

DENİZCİLİKTE BATIL İNANÇ VE UYGULAMALAR 1
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yazı çeviri ve derlemelerimden oluşuyor eski tahta/yelkenli gemi denizciliği dönemleri ile ilgilidir. Son makinalı gemiler ile ilgili uğraşıyorum zaman alacak tabi ki…

Çağlar boyu denizciler birtakım nesnelerin kendilerine şans getirdiğini düşündüler; kötü şansa karşı uğurlu objeler taşıma, nazara karşı muskalar takma, vücuda dövmeler yaptırma gibi mistik uygulamalar bir zamanlar denizciler arasında oldukça popülerdi. Elbette bunların çoğu hiçbir bilimsel temele dayanmayan boş inançlardı; yine de bazı uygulamaların ortaya çıkışında mantıklı gibi görünen noktalar da yok değil… Denizciler arasında yaygın olan batıl inanç ve uygulamalara geçmeden önce dilerseniz bunları ortaya çıkaran nedenleri anlamaya çalışalım.

Navigasyon ve iletişim araçlarının olmadığı eski dönemlerde açık denizde seyreden bir geminin yolculuk sırasında nelerle karşılaşacağını önceden kestirmek olanaksızdı. Aniden patlak veren şiddetli bir fırtına geminin yolunu kaybetmesine ve belki de yolculuğun bitmesine neden olabilirdi. Yolculuğun uzaması genellikle gemide salgın hastalıklara ve ölümlere neden oluyordu; özellikle okyanus aşırı seferlerde bu risk daha da fazlaydı. Öngörülemeyen tüm bu tehlikelere karşı seyir emniyetini sağlamak ve yolculuğun başarı şansını arttırmak için, eski dönem denizcileri çareyi kendilerince bir takım inançlar geliştirmekte bulmuşlardı.

İşe yarasın ya da yaramasın, kesin olan bir şey varsa o da bu inançların denizciler üzerinde oldukça önemli bir psikolojik etkiye sahip olduğuydu.

Kökeni antik çağlara dayanan batıl inançların çoğu genellikle ruhlara tapma inancıyla şekillenen ayinsel uygulamalardı; mesela deniz tanrısına şarap sunmak yolculuğun güvenli geçmesini sağlar ve mürettebata iyi şans getirirdi. Denize taş atmanın ise deniz ruhlarına karşı bir saygısızlık olacağına ve dalgaları kabartacağına inanılırdı; benzer şekilde güvertede ıslık çalmanın da şiddetli rüzgârları çağırdığına inanılıyordu. Antik çağlardan kalma şans getirdiğine inanılan bir diğer uygulama ise ana direğin altına gümüş bir para saklama geleneğiydi.

Gemilerinin dişi olduğuna inanan eski dönem denizcileri güvertede kadın olmasını uğursuzluk sayarlardı; zira gemileri bu kadını kıskanabilir ve öfkelenerek onları batırabilirdi. Aslında bu inanç, güvertedeki bir kadının denizcilerin dikkatini dağıtacağı ve mürettebat arasında kıskançlıklara neden olacağı düşüncesinden kaynaklanmaktaydı; bunun tek istisnası geminin ruhuyla özdeşleştirilen ve pruvaya yerleştirilen çıplak kadın heykelleriydi. Eski dönemlerde denizciler, çıplak bir kadının dalgaları yatıştıracağına inanılardı; bu inanç büyük bir ihtimalle antik çağlarda denize kurban sunma geleneğinin bir devamıydı.

Belirli günlerde yolculuğa başlamanın da kötü şans getirdiğine inanılırdı; cuma günleri, 31 Aralık, Nisan ayının ilk veya Ağustos ayının ikinci pazartesi günleri uğursuzdu. Bütün bu inançların kaynağı kutsal kitaplardı; Yahuda kendini 31 Aralıkta asmıştı, Kabil Habil’i Nisanın ilk pazartesi günü öldürmüş, Sodom ve Gomora da Ağustosun ikinci pazartesi günü yok edilmişti. Ayrıca Hazreti İsa’nın son akşam yemeğiyle ilişkili olarak 13 sayısını da uğursuz sayılırdı ve denizciler bu sayıyı kullanmak yerine 12+1 şeklinde söylemeyi tercih ederlerdi.

Denizdeyken ölümü hatırlatan her şey uğursuz sayılırdı, hatta cenazeyi hatırlattığı için güvertede çiçek olması bile uğursuzluktu. Ölmüş denizcilerin kıyafetlerini giymenin felaket getireceğine inanılırdı; kuşkusuz hijyen kurallarının henüz bilinmediği ve salgın hastalıklarda pek çok insanın yaşamını kaybettiği dönemlerde denizcilerin böyle bir lanete inanmalarından daha doğal bir şey olamazdı. Denizciler gemide boğulma kelimesini kullanmaktan özellikle kaçınırlardı, zira bu kelimenin ölüm getireceğine inanılırdı. Ölümle ilgili tüm bu batıl inançların kökeninde elbette psikolojik kaygılar yatmaktaydı; çünkü devamlı olarak ölümden bahsetmek mürettebatı depresyona sürükleyebilir ve intihar vakaları artabilirdi.

Ölümle ilişkilendirilen siyah renk de denizciler arasında uğursuz sayılır ve bu rengin kullanılmasından kaçınılırdı. Eşyaları siyah çantalarda taşımak ve siyah giyinmek uğursuzluktu; hatta giydikleri cübbelerden dolayı güvertede rahip olması bile uğursuz kabul edilirdi.

Siyah rengin tek istisnası kedilerdi.

Antik çağlardan beri birçok uygarlık tarafından kutsal sayılan kediler denizciler için her dönem uğurlu bir hayvan olmuştu; hatta birçok kültürde uğursuz kabul edilen kara kedinin denizde şans getirdiğine inanılırdı.

Batıl inançlara sahip eski denizciler arasında kedilerin gemiyi fırtınalardan koruyan büyülü güçleri olduğuna inanılıyordu. Denizciler kedilerin davranışlarına bakarak hava tahminlerinde de bulunurlardı. Geminin kedisi alışılmadık bir şekilde tüylerini yalarsa dolu fırtınasının yaklaştığına, hapşırırsa yağmur yağacağına ve yerinde duramıyorsa havanın rüzgârlı olacağına inanılırdı.

Güvertedeki kedinin bir denizciye yaklaşması uğurlu sayılırdı, ancak kedi yarı yoldan dönerse bu kötü bir işaretti. Gemideki herkes kediyi mutlu etmek için gayret gösterirdi.

Eğer kedi güverteden düşerse ya da denize atılırsa, kuyruğundaki sihir sayesinde korkunç bir fırtına çıkaracağına ve gemiyi batıracağına inanılırdı; bu durumda mürettebat kurtulmayı başarsa bile 9 yıl lanetlenirdi. Denizci eşleri evlerinde siyah bir kedi beslediklerinde denize açılan kocalarının korunacağına inanırlardı.

Batıl inançlar bir yana, gemilerde kedi beslemenin birçok mantıklı nedeni vardı. Bunlardan en önemlisi halatları kemiren, yiyecek stoklarını tahrip eden ve salgın hastalıklara neden olan kemirgenleri yakalama becerileriydi; bunun için fazladan bir parmağı olan polidaktil kediler özellikle tercih edilirdi. Kediler ayrıca mürettebatla arkadaşlık ederek ev özlemi çeken denizcilere moral verirlerdi.

Seyir esnasında kırlangıç görmek iyiye işaretti, çulluk ve karabatak görmek ise kötü şanstı. Geminin önünde yüzen yunuslar da iyi bir şans olarak yorumlanırdı. Seyir haritalarının olmadığı dönemlerde bu hayvanların hareketleri büyük bir ihtimalle denizcilerin akıntı, rüzgâr ve hava durumuna ilişkin tahminlerine yardımcı olmaktaydı.

Denizciler arasında martı, yunus veya albatros öldürenlerin ruhlarının lanetleneceğine ilişkin yaygın bir inanç da vardı.

Eski denizciler arasında uğurlu bir işaret sayılan bir başka olay da fırtınalı havalarda seyreden gemilerde nadiren gerçekleşen ve Aziz Elmo Ateşi adı verilen bir hava fenomeniydi. İsmini denizcilerin koruyucu azizi Formialı Aziz Erasmus’tan alan bu fenomene havadaki güçlü elektrik alanıyla geminin direkleri arasında meydana gelen elektrik boşalması neden oluyordu. Boşalma sonucu direklerin uçlarında ortaya çıkan parlak mavi-eflatun ışıkları gören çoğu denizci bunu koruyucu azizlerinin kendileriyle beraber olduğu şeklinde yorumluyorlardı, ışıklara çoğu zaman belirgin bir ıslık veya vızıldama sesi eşlik ederdi.

Aziz Elmo Ateşi antik çağlardan beri bilinen bir fenomendi ve tarih boyunca genellikle her kültürde iyi şansla ilişkilendirilmişti. Antik Grek denizciler gemilerinin üstünde ortaya çıkan tekli ışıklara meşale anlamına gelen “Helene” (ἑλένη), ışık çiftlerine ise “Kastores ve Polydeukes” (Κάστορας και Πολυδεύκης) adını vermişlerdi. Dioskuros (Διόσκουροι) adı da verilen bu mitolojik ikizler, Tanrı Zeus’un oğulları ve Grek denizcilerin koruyucusuydular; Romalılar ise onları “Castor ve Pollux” veya “Gemini” (ikizler) olarak tanıyorlardı.

Gemilerin üstünde görülen gizemli ışıklar zaman zaman acthnici denilen doğa ruhlarıyla da ilişkilendirilirdi. Galli denizciler bu ışıkları ruh kandilleri (canwyll yr ysbryd ), Kutsal Ruh Kandilleri (canwyll yr ysbryd glân ) veya Aziz David kandilleri olarak adlandırıyorlardı. Acthnici ateş ruhlarından salamanderlerin bir türüydü ve ortaçağda bu elemental varlıklar insanların merkezi sinir sitemini etkileyebilen en güçlü doğa ruhlarından biri olarak kabul edilirdi. Bununla eski dönemlerde bilinmeyen ve gözle görülemeyen elektrik enerjisinin kastedildiği açıktır.

XV. yy’da yaşamış olan ünlü amiral Zheng He ise bu ışıkları denizcilerin tanrıçası Tianfei’nin ilahi işareti olarak nitelemişti. Portekizli denizciler bu gizemli ışıkları Hazreti İsa ile ilişkilendirerek “Corpo Santo”, yani Kutsal Beden diyorlardı; Rus denizcilere göre ise bunlar denizcilerin koruyucusu Aziz Nikolas veya Aziz Petro ışıklarıydı. Yelken çağında Aziz Elmo Ateşini kötü şansa yoran denizciler de yok değildi; böyle düşünmelerinin nedeni ise havadaki elektriğin gemide manyetik bir alan oluşturarak pusulaları etkilemesiydi.

Bazı olayların istatiksel olarak gerçekleşme sıklığı da denizciler arasında uğursuzluk olarak yorumlanabiliyordu; mesela XVIII. yy’ın başlarında muz ticareti yapan birçok kargo gemisinin batması, gemide muz taşımanın felaket getirdiğine dair bir inancın ortaya çıkmasına neden olmuştu. Bu olay, büyük ihtimalle muz hasatı zamanıyla fırtına zamanlarının aynı dönemlere denk gelmesinden kaynaklanıyordu; muzların uğursuz sayılmasının bir diğer nedeni de muz taşıyan gemilerde ölüm oranlarının çok yüksek olmasıydı. O zamanlar bir lanet olarak görülen ölümlerin aslında iki mantıklı açıklaması vardı; bunlardan biri metan gazı zehirlenmesiydi. Yolculuk sırasında çürümeye başlan muzların çıkardığı metan gazı alt güvertelerde biriktiğinde zehirlenmelere neden oluyordu; bu durumdan en çok etkilenen ise diğer mallarla birlikte kargo bölümünde taşınan kölelerdi. Ölümlere sebep olan bir diğer faktör ise muz kasalarının arasında gemiye taşınan çok zehirli bir örümcek türüydü. Genellikle yaşanan ölüm olaylarının ardından muzlar uğursuz bir işaret olarak kabul edilir ve tüm kargo denize boşaltılırdı.

Buraya kadar aktardığımız tüm inanç ve uygulamaların ortak noktası, açıklanabilir birtakım mantıksal nedenlere dayanıyor olmaları… Denizciler arasında yaygın diğer uygulamaların birçoğu ise gerçekte hiçbir mantıksal temele dayanmayan boş inançlardan oluşmaktaydı; örneğin kızıl saçlı bir denizcinin gemiye kötü şans getirdiğine inanılırdı, aynı durum düztabanlar için de geçerliydi. Bu kişilerle karşılaşınca mutlaka o konuşmadan söze başlanmalıydı, ancak bu sayede kötü şans azaltılabilirdi.

Eski denizciler seferden önce kendilerine şans dilenmesini de kötü bir işaret olarak kabul ediyorlardı; bu durumda uğursuzluğun ancak kan akıtılarak engellenebileceği düşünülürdü ve bu genellikle şans dileyen kişinin burnuna atılan bir yumrukla sağlanırdı. Yolculuk bir kere başladıktan sonra denizciler artık dönüp geriye bakmaktan kaçınırlardı, yoksa kötü şansı üzerlerine çekeceklerine inanırlardı. Yolculuk sırasında geminin kampanasının kendiliğinden çalması da ölümle ilişkilendirilirdi.

Seyir esnasında saç ve tırnak kesmek, kova ve fırça kaybetmek, kıç tarafta bayrak tamir etmek ve geminin kedisini kızdırmak kötü şans; direğe at nalı asmak, altın küpe takmak, dövme yaptırmak, çalıkuşu tüyü taşımak ve sağ ayakla tekneye binmek ise iyi şans getiren uygulamalardan bazılarıydı.

Günümüzde artık eski dönem denizcilerine ait inanç ve uygulamaların çoğu tarihe karışmış durumda; direğin altına para saklama, şampanya kırma, denize şarap dökme gibi şans getirdiğine inanılan bazı eski adetler ise halen modern denizciler arasında yaşamaya devam ediyor.

• Nisan ayının birinci günü yolculuğa çıkılmaz. (Adem Peygamber’in oğlu Kabilin kıskançlık yüzünden o gün katledilmesi.)

• Siyah yolculuk çantası kötü şanstır.

– Yolculuk için gemiye giderken kızıl saçlı ve düztabanlı birine rastlarsak ondan önce biz konuşmalıyız.

• Çalıntı tahtadan yapılan tıkaç, omurgada kullanılırsa gemiyi hızlı yapar.

· Ana direk altına yerleştirilen gümüş para yolculuğu başarılı yapar.

· Sol ayakla tekneye binilirse kaza sizi takip eder.

· Denize taş atmak büyük dalga ve fırtına getirir.

· Geminin üzerinden atılan taş denize gitmez ise gemi geri gelmez.

• Kesme çiçek uğursuzluk getirir.

· Teknede kadın denizi kızdırır, çıplak kadın denizi sakinleştirir.

• Geriye iskeleden bakma!

• Kara kedi görmek iyidir, denizciyi eve döndürür (İngiltere). Diğer ülkelerde tersi kabul edilir.

• Kırlangıç, yunus görmek iyi şanstır.

• Çulluk, karabatak görmek iyi şans getirmez.

– Yunus, albatros, martı öldürmek iyi değildir. (Kaybolan denizcilerin ruhunu taşırlar)

• Kova ve fırça kaybetmek, kıç tarafta bayrak tamir etmek, seyirde tırnak ve saç kesmek, boğulma kelimesini kullanmak kötü şans getirir.

Çalıkuşu tüyü deniz kazasında ölümden korur.

 Tekne adı usulüne göre değiştirilmezse iyi değildir.

• Altın küpe denizciyi boğulmaktan korur, ayrıca yeniden dünyaya gelince denizci olur.

• Küpe ayrıca denizcinin görme mesafesini arttırır, küpenin takıldığı kulağın ters

tarafındaki göz daha keskin görür. Geminin kedisini kızdırma! Fırtına çıkar.

• Islık çalmak uğursuzluk getirir.

•  Gemiden dökülerek Neptün’e adanan bir kadeh şarap gemiden düşeni korur.

• Rüzgar için direğe bıçak saplanırdı. Ayrıca direk dibi kaşınarak Haydar Haydar diye seslenilir.

• Rüzgarsız kalınırsa kaptan denize para atarak Poseidon’dan rüzgar satın alır.

Dövme yaptırmak şans getirir. · Esenlik için tekne denize indikten hemen

sonra bir çift eski ayakkabı denize fırlatılır.

• Kulağa takılan altın halka denizcinin cenaze töreni giderleri için kullanılır.    

• Tutulan balık sayılırsa o gün artık başka balık tutulamaz.

Devamını Oku

Ukrayna üzerinden bölgeye bakış 1

Ukrayna üzerinden bölgeye bakış 1
0

BEĞENDİM

ABONE OL

2. Dünya paylaşım savaşının başlangıcının Rusya ve Hitler Almanyası’nın, Polonya’yı paylaşması olduğunu unutanlar ya da bilmeyenler Rus Ukrayna savaşını ve bölgemizdeki gelişmeleri yanlış değerlendirmeye devam ediyorlar.  Gömleğin ilk düğmesini yanlış İliklerseniz sonuçta ya başa döneceksiniz ya da yaptığınız hatayla devam edip eblehçe hatanızın doğru olduğunu savunacaksınız.

Ukrayna üzerindeki savaşta Ukrayna üzerinden kaybedecek olan batı olmuştur olacaktır. Savaş ya da çatışmalar büyük ihtimalle yaza kalmadan biter çünkü Ukrayna’nın her ay yeni 20 bin askere ihtiyaç duyduğunu ve günde 600 askerini kaybettiğini söyleyen ben değilim Ukrayna’nın ‘’görünen’’ devlet başkanıdır.  Ukrayna’nın paylaşımı ya da topraklarında yeni kurulacak devletlerin ne olacağı zamana ve savaşın bitim şartlarına bağlı olarak belirecektir.

Sonuç olarak perde gerisindeki ABD ve İngiltere ve Siyonist Global sermaye ve mecburiyetten de olsa ortak olan NATO ve Avrupa Birliği ülkeleri Ukrayna’da yenildiklerini kabullendiler. Aslında savaşın en önemli kaybedeni ve yeni travmalar yaşayacak olanı Rus çarlığıyla yaptıkları savaşlar ve 1. Ve 2. Dünya paylaşım savaşlarında Rusya Ukrayna ve Belarusya ’ya devamlı toprak kaybeden ve geçmişteki ihtişamlı günlerini özleyen hayalleri Büyük Polonya yani Karadeniz’den Baltık’a kadar Eski imparatorluk olan batı Slavları yani Polonyalılar olacaktır.

Oyunun baş aktörleri olan 3’lü aslında ekonomik olarak başlamış olan Yeni Dünya Paylaşım savaşında güçlü olabilmek için Akdeniz’de ellerinde bulunan İsrail’i mutlak güvenli üs yapmaları gerektiğini biliyorlar. Kıbrıs adasının ada olması karasal bağlantısının olmaması ve bölgede Kara üssü olarak kurdurulmuş olan İsrail’in sorunsuz ve tam güvenlikli bir üs olabilmesi için İktidarı ve şahsi geleceği yolsuzluk vs. üzerinden iyice tartışılan Netanyahu üzerinden düğmeye bastılar.

İsrail’de Netanyahu açısından gerek şahsına ve yakınlarına olan muhalefeti susturabilmek gerekse de Gazze deki gazı ele geçirmek ve Filistin halkını bir kere daha ezmek ve çöllere göndermek için gerekli hamlelere başladılar. Ancak İsrail halkının ezici çoğunluğunun demokrat olması nedeni ile bu faşist katliamcı insanlık düşmanı harekât nereye kadar gider Netanyahu ne kadar muhalefete ve hukuka karşı dayanabilir burası muamma.

Ayrıca bundan sonra 3’lü emperyalist bloğun bölgede İran mı Türkiye mi üzerinden yeni kırılmayı planladıklarının çok önemi yoktur.  

Her ne kadar küçücük Yunanistan’da onlarca üs kurmuş olsalar da bunun hiçbir şekilde yeterli ve güvenli olmadığı ve mutlak suretle Boğazlar ve Ege denizinde güçlü olan Türkiye’yi yanlarında görmek isteyecekleri açıktır. Aynı şekilde Hürmüz boğazını tam kontrol eden İran’ı da yok sayamazlar. Ülkemiz ve İran için gerekenleri yapacaklardır. Bu Türkiye’yi yanlarında tutmak ve İran içinse iç karışıklıkları ve rejim düşmanlığını körüklemekle başlayacak ve hedefleri ise yandaş bir rejim oluşturmak olacaktır.

Bölgede türk ve Azerbaycan kilidi üzerinden oyunlar devam etse de Azerbaycan şimdilik Rusya’dan kopmaz kopması da çok sancılı olacaktır.

Devamını Oku

YEREL SEÇİMLER ÜSTÜNE TİYOLAR

YEREL SEÇİMLER ÜSTÜNE TİYOLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bildiğiniz gibi Mart ayı sonunda yerel yönetimler yani Belediyeler ve Muhtarlıklar için yenilenme seçimi var.

Bendenizde Kadıköy’den bana göre yaklaşık 40 senedir o kadar kötü yönetiliyor ki aday olma ihtiyacı duydum son dakikaya kadar bu hakkımı rezervde tutacağım. Tabi ki bağımsız Belediye başkanı adaylığının Belediye meclis üyeleri listesi hazırlayamayacağından partili adaylara göre handikapları olduğu da belli..

Belediye Başkanlarının yapmaları gerekenleri ve şahsımın öncelikle Kadıköy için yapılması gerekenler ki çoğu projem ve düzenlemem aslında tüm belediyeler için de geçerli. Anayasadaki Sosyal devlet olma şartları bunların yapılmasını gerektirir.

  1. Kaldırımlar çok dar yayalar lehine biraz genişletilmesi tüm cadde ve sokaklarda mutlaka yapılması gereken bir çalışmadır.
  2. Yaya kaldırımları Engelli araçları ve Engellilerin ihtiyaçlarına göre düzenlenmeli MERDİVEN TİPİ KALDIRIMLARDAN VAZGEÇİLMELİDİR.
  3. Trafik ve Meydan çalışmaları trafiği merkezlerde en aza indirecek seviyede olmalı. Kadıköy için projem Hasanpaşa’da Evlendirme Dairesinin olduğu bölgede tüm Otobüs ve Minibüsler için katlı otogar/park yapılarak Toplu taşıma araçlarının Kadıköy meydanını trafiği felç etmesi önlenmelidir. Kısa vadede bu otogardan İskeleye Otobüs ringleri uzun vadede aşağıdan bir tünelle yolcu akışının sağlanması düşünülmelidir. Belki yürümeyi unutmaya başlamış insanlarımız da mesafe kısa olduğundan bu mesafeyi yürüyerek gitmek isterler böylece sağlıklı yaşamda teşvik dahi edilmiş olur.
  4. Her mahalleye bir kreş hatta birden fazlası artık yapılmak zorunda
  5. Kadın, çocuk genç kız ve yaşlı sığınma evleri ve Yaşlı ve hasta özel bakım evleri yapılmalıdır. Bu yerlerde elişi vs basit zaman geçirici ve tabiki kalanlara maddi olanak sağlayabilecek uğraşlar için gerekli eğitim verilmeli buralardaki insanları topluma kazandırılmaları sağlanmalıdır. Hayırseverlerin desteği sağlanmalıdır.
  6. Aşevleri yeterli değildir belli noktalarda mutlaka bulundurulmalıdır.
  7. Belediyelerde genelde Çöp işi özel sektöre ve taşeronlara verilmiş Bana göre de bu işin Belediye tarafından yapılması işi daha ucuza ve insani boyuta taşıyacağından zorunludur. Bu işi taşeron üzerinden yapmaya devam edecek olanlar mutlaka Taşeron firmaların uygulamalarını ve kendilerini de Belediyeler çok sıkı denetlenmeli araçlarında aksaklık ve sigortasız işçi çalıştırması engellenmelidir. Geçmişte olduğu gibi Çöp konteynerlerinin ilaçlanması sağlanmalıdır. Çöplerin tüm uygar ülkelerde olduğu gibi çeşidine göre ayrı konteynerlere özel torbaları içinde atılmasının sağlanması şarttır. Çöp konteynerleri mümkün olan en kısa zamanda sızıntılarının sokağa ve çevreye yayılmaması için yeraltına alınmalıdır.
  8. İlçe sınırları içerisinde belediyelere kar da getirecek bir Belediye evi kompleksi Nikâh salonu dâhil düşünülmelidir.
  9. Sokak hayvanları için özel klinik açılmalı bakım ve yemekleri için gerekir ise kasap vs. yiyecek maddesi satan benzeri dükkân atıkları da değerlendirilmeli hayırseverlerin desteği de sağlanmalıdır.
  10. Bana göre uygun aralıklar ile yeraltı yerüstü araç otoparkları yapılmalı ve sokak ve caddeler araç parkları dolayısı ile trafiğin aksatılması önlenmelidir.
  11. Özel projem ise tarihi değeri olmayan her okul ve Kamu kuruluşları yıkılarak altlarına müsaade edilecek ve ekonomik olacak seviyeye kadar otoparklar yapılmalı üstlerine kamu binaları bölge şartlarına göre verilen kat izni seviyesinde yenilenmelidir. Okullarda okul girişi dışında farklı bir yerden başka bir giriş sağlanarak üst katlar Üniversitelere yakın olan yerlerde Öğrenciler için yurt odası olarak kullanımı sağlanabilir. Üniversitelere uzak olanlarda ise daha önce bahsettiğim gibi Yaşlı, Kadın, Genç kız ve Çocuk sığınma ve bakım evleri olarak kullanılabilmeli ve hatta geçici konaklama ihtiyaçlarına da kullanılabilmelidirler.
  12. Toplu ulaşım merkezlerinde internet kafe vs. hizmetleri sağlanarak vatandaşların rahatı da düşünülmelidir.
  13. Kütüphaneler ve başta bilişim bilgisayar yazılım ve kullanımı olmak üzere el sanatları ve spor ve hobi kursları açılmalıdır.
  14. Güneş enerjisi teşvik edilmeli başta apartman toplu aydınlatmaları için kullanılabilinmesi sağlanmalıdır.
  15. Tek binalar yerine toplu binalar siteler yapılması sağlanmalı dolayısı ile pespaye görünümlü binalar ortadan kaldırılmalıdır.
  16. Belediye çalışanları için lojmanlar yapılmalı ve Polis Karakolları ve noktaları uygun yerlerde uygun şekilde korumalı olarak yapılmalıdır.

Daha ilave edeceğim ve edilebilecek pek çok madde var. Yeşil alan ve parkları yazmaya bile gerek duymadıım ama onun dışında aklıma şu an gelen ve mutlaka yapılması kamu menfaati olanlar bunlar.

Devamını Oku

Zelenski : Ukrayna Büyük İsrail olacak !

Zelenski : Ukrayna Büyük İsrail olacak !
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Artık mızrak çuvala sığmıyor daha önceki yazılarımda anlattıklarım birer birer doğrulanmaya başladı. Geldiğimiz nokta da aslında başlık Ukrayna için ne dediysem o olacak olmalıydı ama bu seferde Zelenski’nin ne dediği gözden kaçacaktı.

Savaştan sonrası için Zelenskyy Ukrayna’nın ‘büyük İsrail’ olmasını istiyor. Aslında Polonya ve Beyaz Rusya sınırında küçük bir yer isteselerde Rusya ona da müsaade etmeyecektir. ABD ve Nato tarafından aldatıldıklarını çok yakın bir zamanda oda onu yönlendiren tv sahibi patronu da görecektir.

Aşağıda basına verdiği demeç sonrası www.atlanticcouncil.org sitesindeki yazı resmi olmasa da Nato ve ABD görüşlerini içeriyor her ne kadar gerçekleşmeyecek de olsa…

Bu hafta gazetecilere konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy, ülkesi için gördüğü geleceği alışılmadık terimlerle tanımladı: “büyük İsrail”.

Kendisi, “tamamen liberal” bir devlete dair umutların gittiğini, bunun yerini silahlı savunma kuvvetlerinin sinema salonlarında ve süpermarketlerde devriye gezdiği muhtemel gerçekliğinin aldığını söyledi. Zelenskyy, “Güvenliğimizin önümüzdeki on yıl içinde bir numaralı konu olacağından eminim” dedi.

Rus kuvvetlerinin Kiev çevresinden çekilmesi, Ukrayna’nın Kremlin işgalinin ilk aşamasını başarılı bir şekilde geri püskürttüğünü gösterirken, Zelenskyy’nin bu çatışmanın bir sonraki ve muhtemelen çok daha uzun aşamasına nasıl hazırlanacağını düşünmesinin zamanı geldi.

Peki “büyük İsrail” ile neyi kastediyor? Dört kattan daha küçük bir nüfusa ve çok daha az bir bölgeye sahip olan Yahudi devleti, en uygun karşılaştırma gibi görünmeyebilir. Ancak karşı karşıya olduğu bölgesel güvenlik tehditlerinin yanı sıra son derece hareketli nüfusunu da düşünün: Savaş halindeki iki ülke, düşündüğünüzden daha fazlasını paylaşıyor.

Dolayısıyla, eğer Zelenskyy gerçekten Ukrayna için bir model olarak İsrail’i düşünüyorsa, benimsetmek için düşünebileceği temel özelliklerden bazıları şunlardır (bunlardan bazıları bugün halihazırda geçerlidir):

Önce güvenlik: Her İsrail hükümeti her şeyden önce güvenliği sağlayacağına söz verir ve bu söze göre değerlendirileceğini bilir. Yalnızca politikacılar değil, sıradan vatandaşlar da hem sınırların ötesinden hem de iç kaynaklardan gelen güvenlik tehditlerine çok dikkat ediyor ve halkın büyük bir kısmı kimi seçeceğini yalnızca bu ölçüme göre seçiyor.
Tüm nüfus bir rol oynuyor: İsrail modeli, Zelenskyy’nin sivil alanlara konuşlandırılan güvenlik hizmetleri vizyonunun ötesine geçiyor: İsrailli genç yetişkinlerin çoğu orduda görev yapıyor ve birçoğu da hizmetlerinden sonra güvenlikle ilgili mesleklerde çalışıyor. Ortak bir amaç vatandaşları birleştirir ve onları ortak fedakarlığa katlanmaya hazır hale getirir. Siviller güvenlik protokollerine uyma ve bu amaca katkıda bulunma sorumluluğunun bilincindedir. Hatta bazıları bunu yapmak için (sıkı denetim altında olsa da) kendilerini silahlandırıyor. Ukrayna toplumunun toplu savunma konusunda yaygın seferberliği, ülkenin bu potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Zelenskyy, yorumlarında güvenliğin “her evin, her binanın, her insanın gücünden geleceğini” söyleyerek bu gerçeği yansıtıyordu.
Meşru müdafaa tek yol: İsrail’in güvenlik doktrinini harekete geçiren tek bir prensip varsa, o da İsrail’in kendisini tek başına savunacağı ve savaşlarında başka hiçbir ülkeye güvenmeyeceğidir. Yahudi tarihinin trajedileri bu dersi ulusun ruhunun derinliklerine yerleştirmiştir. Daha büyük bir saldırgana karşı tek başına savaşmak zorunda kalan Ukrayna’nın yaşadığı travma da benzer bir sonucu güçlendiriyor: Başkalarının garantilerine güvenmeyin.
Ancak aktif savunma ortaklıklarını sürdürün: Meşru müdafaa, tamamen izolasyon anlamına gelmez. İsrail, başta cömert askeri yardım sağlayan Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere, aynı zamanda istihbarat, teknoloji ve eğitim paylaştığı diğer ülkelerle de aktif savunma ortaklıkları sürdürüyor. Ukrayna muhtemelen yakın zamanda NATO’ya katılamayacak olsa da, İttifak üyeleriyle güvenlik ortaklıklarını derinleştirebilir ve meşru müdafaasını güçlendirmek için yardım, silah, istihbarat ve eğitim alabilir.
İstihbarat hakimiyeti: İsrail, ilk günlerinden bu yana, düşmanlarını tespit edip caydıracak ve gerektiğinde onlara saldırmak için proaktif olarak hareket edecek araçlara sahip olduğundan emin olmak için istihbarat yeteneklerine derin yatırım yaptı. Ukrayna’nın, Rusya’nın yetenekleriyle rekabet edebilmek için istihbarat servislerini geliştirmesi ve Rus saldırılarını önlemeye ve püskürtmeye hazır olmasını sağlaması gerekecek.
Teknoloji anahtardır: Her ne kadar ABD’nin yardımına güvense de İsrail, karşılaştığı en büyük zorlukların çoğu için kendi geliştirdiği teknoloji çözümlerini de seçiyor. Çok katmanlı roket ve füze savunmaları, karşı drone sistemleri ve tünel tespit teknolojisi sadece yeni örneklerdir. Halihazırda parlak teknolojik beyinlere ev sahipliği yapan Ukrayna, hangi tehditlerle karşı karşıya olduğunu herhangi bir ortaktan daha iyi bilecek; kendi çözümlerine yatırım yapmak, şirketin en hızlı tepki vermesini ve yeni tehditlere uyum sağlamasını sağlayacaktır.
Bir inovasyon ekosistemi oluşturun: Birçok İsraillinin orduda yüksek teknoloji inovasyonu konusunda aldığı eğitim, sivil inovasyon ekosistemine katkıda bulunuyor ve bu da yeni güvenlik teknolojilerinin geliştirilmesini teşvik ediyor. Ukrayna’da yetenekli kodlayıcılar ve mühendisler eksik değil (bunların çoğu İsrailli girişimlerde çalışıyor). Sivil ve güvenlik alanındaki inovasyon alanları arasında yetenek ve fikirlerin serbest akışının teşvik edilmesi, uzun vadeli güvenlik ve ekonomik faydalar sağlayacaktır.
Demokratik kurumları sürdürmek: İsrail, Filistinlilerle olan çatışmasını hem kendi güvenliğini hem de Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını güvence altına alacak şekilde sona erdirme sorunuyla yüzleşmeye devam ediyor. Ancak İsrail’in kendisinde sürekli güvenliğe odaklanmak, temel demokratik kurumların ve uygulamaların desteklenmesini engellemedi. Zelenskyy, sürekli bir müdahale gerektirecek bu gerilimin farkında görünüyor.

Kayak: www.atlanticcouncil.org

Devamını Oku

ARZ-ı MEV’ÛD ya da BÜYÜK YALAN !!!

ARZ-ı MEV’ÛD ya da BÜYÜK YALAN !!!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Daha önceki yazılarımı okuyanlarınız hatırlarlar Kuzeybatı Ukrayna yani Belarusya ve Polonya sınır bölgesi şehirlerinin aslında Büyük Polonya Krallığının toprakları olduğunu anlatmıştım. Aynı anlatımlarda 7 İsrail devlet başkanından 6’sının da bu bölge insanı olduğunu buna Ben Gurion yani kurucu devlet başkanının da dahil olduğunu da yazmıştım.

Şimdi bölge ülkeleri analizi yapmadan daha çarpıcı bir şeyi daha hatırlatayım Siyonizm ve Faşizm felsefi temelleri aynı olan 2 lanetlenmesi gereken aynı temelli aynı kurallı felsefedir Yani Hitler’i destekleyen Henry Ford olacak ama farklı düşünecekler mi dediğinizi de duyar gibiyim haklısınız….

Bölge kaynıyor ABD ve muhibleri / yandaşları Ukrayna’da yenildiler. Çıkarttıkları savaşı kaybediyorlar bunun açık itirafı ABD meclisinde muhalefet üzerinden Ukrayna’ya yapılan sonuçta Ukrayna halkının borçlandırıldığı ödeyeceği sözde maddi yani parasal özde askeri yardımın kesilmeye çalışılması. İsrail’in kukla islamcı Hamas yönetimi ki Cia ve Mossad kontrollü yöneticilerinin olduğu son Ateşkes ihlalı ile bana göre tamamen deşifre oldular… İsrail ve yardakçısı ABD’nin esas amaçları Gazze/ Lübnan Kıbrıs arası bölgde bulunan doğal gaz ve petrol yataklarına sahiplenmektir. İşgal ettikleri heryer için sözde Demokrasi getirdiğini söyleyen ABD iki yüzlülüğü de burada gizlidir. Nereye demokrasi getiriyoruz deseler o bölge halkının kanı akmış ülke serveti Abd’ye taşınmıştır yoksa Dolarları bir kağıt parçası yarın başka bir para birimini dünya milletleri kullanmaya başlasın ABD biter … O yüzden kripto dolar vs peşindeler….  

ABD ,yandaşları ve Kapitalizm, İlk Kore’de yenileceklerdi Türk birliklerinin akan kanları bunu gizledi sonrasında Vietnam’da rezil oldular. Boşuna mı Rambo filmleri yenilgiyi bizdeki Malkoçoğlu filmlerinden beter filmlerle unutturmaya çalıştılar en az bir 50 yıl  ya da yarım asır…

Neyse dönelim bölgeye, Kuzey Kıbrıs’ta satın alınan toprak ve evler kimin izni ve onayı ile olan kısmı size bırakarak ne içindir  ya da neden Vaad edilmiş topraklar Kıbrıs’ı da mı kapsamaya başladı  ya da durduk yerde mi ? Sorunun cevabı bölgede bulunan Doğal gaz ve Petrol yatakları olmasın?  Ukrayna’daki ağır yenilgileri olmasın ???

Ha arzı mev’üd  ya da vaad edilmiş topraklar dedik yazının başında o yani Avrupa’da denize çıkışı olmayan ulaşamayan topraklarda Yeni İsrail: Ukrayna Polonya ve Beyaz Rusya  ya da gerçek adıyla Belarus sın ır bölgesinde kurulmak isteniyor. Tabi Rusya buna müsaade eder ise…

ABD ve yandaşları Ukrayna’da bir şey yapamayacaklarını gördüler  vahşi kapitalizm insanlık düşmanı rejimdir yine yenildi…

Bu tüm olayların kazananı İsrail’in demokrat insanları olacak Netanyahu her şartta ölmez sağ kalır ise yargılanacak … Bilmediğiniz o küçük ülke de demokratların bizim hakkını savunmaktan korkan Türk milletinin aksine İsrail’in geçmişte de tankların önüne yatarak Filistin katliamlarını engelleyen yüzbinlerinin olduğu… Geçmişte mazlum Filistin halkı için tankların önüne binlerce İsrail vatndaşı yattı. Son 7/8 aydır Netanyahu faşistini protesto ediyorlar ve şimdilerde esirler için sokaklardalar yarında demokrasi eşitlik özgürlük diyecek olanlar onlar…

Yaşasın İsraildeki demokrat insanlar… Bizde kimse ülke bölünürkeni geçtim aç bırakılırken bile hak aramak için bile sokağa çıkamaz iken onlar Filistinliler için sokakta…

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.