DOLAR 49,92560,07%
EURO 55,7150-0,26%
ALTIN 6.222,90-3,56
BITCOIN 38829400,54%
İstanbul
15°

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

KUKİ

KUKİ

ABONE OL
31.10.2026 13:56
KUKİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bizim Denizcilerin dünyasında, mutlaka Kuki için yazılar kaleme alınmıştır.

Çünkü her hali ile, bunu hak eden bir kadındı…

Kendi dağarcığımda,

Rahmetli Kuki için ne kaldıysa,

Çiziktirivereyim dedim,

Bende bir kaç satıra…

KUKİ

Gemiler ne zaman Thailand limanına doğru yol alır, personel de bir tatlı telaş bir neşe başlar sorma gitsin.

Çapkınlık yapmayacak olanlar dahi heyecanlıdır ; çünkü Thailand demek, festival havası demektir, eğlence demektir, tekdüze aylarca devam eden can sıkıntısına, kısa bir mola vermek demektir.

Thailand limanına gelen Denizci, normal hayatta Rio De Janeiro karnavalına katılan insan gibidir.

Dünyanın başka bir yerinde, bunu yaşayamazsın çünkü…

Gemiye botlarla gelen, en eski mesleği icra eden, güzel Asya’lı kızlar, gemide para bitene kadar misafir olarak kalırlar…

Geminin kıç güvertesine, geceleri ışıl ışıl yanan renkli lambalarıyla, bildiğin birkaç bar restaurant açılır, gemide bulunan liman işçileri buraya gelemez; müşteriler gemi personeli ve onların yanında hanım hanımcık oturan, arada sırada küçük buseleri yanında oturduğu adamın yanacığına konduruveren Thailand’lı kızlardır.

90’lı senelerin başları

Gencecik bir üçüncü Kaptanım.

Thailand çuvallı pirinç yükleme seferi çıktı.

Geldik, demirledik…

Misafirler gemiye çıktılar.

Kıç Güvertede barlar kuruldu.

İlk defa Kuki’yi o gece gördüm.

İcra ettiği mesleğe göre, yaşını başını çoktan almış, devamlı kahkahalar atan, körkütük sarhoş, masalar arasında dolaşan bu kadını nasıl göremeyeceksin!!!

Beni, asıl şaşırtan aksanlı dahi olsa Türkçe’yi senin benim gibi konuşmasıydı.

Hikayesini öğrendim, sağdan soldan.

Kuki 18 yaşında, gemilere henüz gelmeye başladığı senelerde, bir Türk Baş Mühendis’in dikkatini çekiyor.

Çıtı pıtı, güleç bu genç kız, kamarasında günlerce Misafir olarak kaldığı adamın, gönlünü çalıyor.

Adam, sorgusuz sualsiz Türkiye’ye geri dönen gemiden Kuki’nin ayrılmasına izin vermiyor ve birlikte çılgın hiç olmamış bir maceraya doğru birlikte yol alıyorlar.

Gemiden Türkiye’de ayrılıyorlar.

Adam, tutuyor elinden yavuklusunun, götürüyor Ailesinin yanına ” bu kız diyor, benim aşkım “

Anne, Baba ne desin; ” Hoşgeldin Gelin” diye bağırlarına basıyorlar.

Nikah kıyılıyor, düğün dernek yapılıyor.

Sen söyle sene 68, ben diyeyim 1970

Cicim ayları geçiyor

Çocuk olmuyor.

Yavaş yavaş, kültür farkları ortaya çıkıyor.

Kız; evini ailesini yemeğini özlüyor.

Canı sıkılıyor.

Zaten halen çok ama çok genç

Sonra…

Sonra bu çılgın Aşk örseleniyor.

Adam bakıyor, çare yok…

Üç koca yıl sonunda ayrılıyorlar; adam Kuki’yi aktarmalı tayyare ile Thailand’a geri gönderiyor.

Kuki, artık eski mesleğine dönüyor çaresizlik ve fakirlikten.

Ama bir şartla…

Ne para babası Yunan personelin çalıştığı gemilere gidiyor, ne kendini beğenmiş Avrupalı Alman Fransız İngiliz denizcilerle muhatap oluyor, nede sarhoş olduğunda parayı su gibi harcayan Filipinli Denizcilerle satılık aşklar yaşıyor…

Varsa yoksa Türk gemileri,

Varsa yoksa Türk denizciler

Kimin derdi var, sorunu çözen o…

Kimin parası yok, kredi açan o..

Kim aşık oldu bir kıza, , dert ortağı olan o…

Gemide sebze meyvamı azaldı, pazardan getirten o…

Bildiğin gemi acentası gibi çalışıyor..

Tabii, gemi kalkmadan önce, kuruşu kuruşuna Kaptan’dan her yaptıgı masrafı uygun bir komisyonla tahsil eder, hep hakkaniyetli bir para alırdı sadece..

İkinci Kaptanım o yıllarda…

Süvari Bey’im; dünya varoldukça yaşasın,Melih Kaptan, Melih Baba

Bildiğin Sean Conery, bildiğin en centilmen, bildiğin en eli öpülesi Kaptan…

Gece saat 01:30 Koshichang Thailand demir sahasına, fundo bismillah dedik, demiri attık.

Süvari Bey’im çağırtmış beni, gittim yanına

—- Erhan, dedi Thailand’lı kızlar gelirse, gece gece gemiye alma onları, sabahı beklesinler

—- Anlaşıldı Bey’im, dedim

İskeleyi indirtmedim aşşağıya…

Daha biz demiri atmadan, bordamızda bekleyen Kuki önderliğinde olan kız gurubu büyük bir hayal kırıklığına uğradı.

Kuki beni gördü ; başladı bağırmaya

—– Eraaaaaaaa, merdiveni indir,

İndirsene Ulaaaaaaaaan

—– Kukiiii, bu gece Kaptan izin vermiyor, yarın sabah gelin

Personelin gönlü de bir an önce festival başlasın cihetinde olduğundan bana bakıyorlar umutla

Süvari Bey yok dediyse, YOKTUR…

İskele tarafta bekleşiyor herkes…

Aaaaa, kızların botu, sancak tarafa geçti.

Süvari Bey’in kamarası orada

Ve; kelimelerin yetmeyeceği şekilde, akla hayale gelmeyecek en galiz küfürleri, Kuki Süvari Bey”e saydırmaya başladı

—- Kaptaaaann Allah Belanı Versin

Kaptaaaann A… in ko yı

Kaptaaaann Şe.. f. iz

Kaptaaaann tekrar A….ına ko yı

Abartmayalım ama Kuki 15-20 dakika, gecenin o sessizliğinde her yerden duyulacak halde bağıra bağıra hiç durmadan Türkçe küfür etti…

——- yapma, sus, dedikçe Kuki sesini dahada yükseltti

Süvari Bey, beni çağırttı, gittim yanına

—- Erhan oğlum, bu kadın personelime rezil etti beni. Bekkeyemedi sabahı…

İndir merdiveni kurtulalım bu şirret kadından

—– Anlaşıldı Bey’im

Az sonra, merdiveni ağır ağır indirmeye başladık.

Ne beklersin!!!

Kızların botu merdivene yanaşsın ve kızlar bir bir hemencecik yukarı çıksın

Yok efendim nerede…

Kuki bağırmakta inat ediyor…

Ama bu sefer)))

—– Kaptaaaann çok özür dilerim

Kaptaaaann seni seviyorum

Kaptaaaann sen en iyiiiii Kaptaaaann

Kaptaaaann yine seni seviyorum👀😍

Dört Beş yıl sonra; artık çok genç bir Kaptanım.

Yeni satın alınan bir Türk Armatörün gemisini, Filipinli personelden Taiwan’da teslim aldım

Yolumuz yine Koshichang Thailand’a düştü

Kuki tabii ki gemide…

Kumanyalıkta, Filipinli personelden kalan 500 kg domuz eti var.

Amacım; uygun bir limanda, bu et ile ilgilenen birisine verip 200 kg civarında dana eti almak…

Yoksa, denize balıklara boca edeceğim, domuz etini.

Birgün, tek başıma öğlen yemeği yiyorum salonda.

( öğlen paydosunda, personel misafirler ile flörtte olduğundan yalnızım)

Kapı açıldı, Kuki’yi gördüm

—- gel gel Kuki, yemek yermisin?

Masaya doğru geldi, ama sandalyeye oturmadı, dizimin yanına, yere çöküverdi

Yüzündeki ifade, biraz telaşlı, biraz nasıl söze başlayacağım havasında…

—– personelden dedim, sorun çıkartan mı var???

—- yok yok dedi, hepsi iyi çocuklar

—- başka bir şey?

—- Kaptan, sen dördüncü Kaptandın, sonra üçüncü oldun, ikinci Kaptan olarak da buraya geldin, şimdi Kaptansın, hiç yalan söylediğimi, kötülük yaptığımı gördün mü

—– Yooooook Kuki, sen her zaman iyiydin, iyisin

—– O zaman söyleyeceklerimi dinle; sizin Türk denizciler, burada kızlarla aşk yaşıyor, sonra sefere gidiyor, bir iki ay sonra, kız hamile olduğunu anlıyor, kız adama mektup yazıyor, anlatıyor hamileyim diye, ama adam o zaman hiç cevap yazmıyor. Kız ne yapsın, çocuk doğuyor, ama, kız fakir, babasız çocuğa bakamıyor. Gidiyor çocuğu Budist tapınapına bırakıyor… Koshichang Budist tapınağında, babası Türk belki 30 tane Türk çocuk var, ama hepsi açlar

—- neden açlar Kuki?

—- Fakir bir Budist tapınağı, Rahipler de aç

—- Ben ne yapabilirim!!!

BİRİLERİ ÇOKTAN , BUZLUKTA OLAN 500 KG DOMUZ ETİNDEN BAHSETMİŞ KUKİ’YE🤣🤣🤣

—– o domuz etletini versene bana

Halen bilmiyorum senaryosunda, doğruluk payı varmıydı, ama yalanı bile çok güzeldi

Yarın Kuki’nin bize hediyesi olarak,

Çokça sebze ve tropikal meyva

30-40 kilo karides kalamar geldi gemiye

Gitti bizim 500 kg domuz eti

Budist tapınağı niyetine Tatlı Kuki’ye

Tekrar bir kaç yıl sonra; başka bir gemi, ama yine Koshichang Thailand’dayız…

Kim var gemide; Aaaa Kuki burada)))

Bir kaç gün önce, vardık, çoktaaaaaan barlar kurulmuş, yeni aşklar, her seferinde değişen yeni kızlarla başlamış bile.

İkinci kaptanlığıma kadar, en müdavimi olduğum kıç tarafta ki Thailand gemi barlarından artık elimi eteğimi çekmiştim.

Aslında içim gidiyordu; ama ben aşağıya insem, personelimin keyfini kaçırtır, onların gönüllerince eğlenmelerine köstek olurum diye, kamarada pinekliyordum akşamları…

Nasıl bir ruh halinde olduğumu, benden daha iyi bilen Kuki, öğleden sonra bir saatte kapımı tıkladı…

—– Kaptaaaann dedi, neden benim bara gelmiyorsun

—- Kuki’ciğim, çok işim var

—- yooooook, yarın akşam seni bekliyorum, dedi, hem de Pattaya’dan bir kız çağırdım senin yanına,

—- Tamam Kuki dedim, yarın akşam yarım saatliğine gelirim

—- hayır hayır dedi Kuki, kendi ellerimle balık karides meze yapacağım sana, benim misafirimsin, yarım saat olmaz, rakı buldum bir şişe, içeriz beraber sabaha

İndim aşağıya ertesi gece…

Gerçekten Pattaya’dan rüya gibi bir kız gelmiş

Izgara karidesler, kalamarlar, salatalar,( rakı ile beni kandırdı ama) yanında Rus Votkası var.

Danslar, kahkahalar, sohbetler şakalar, Kuki’nin misafiri olduğum çok güzel gece, neşeyle bitti

Yarın öğlen, kamara kapım çalındı…

Açtım

—– Kuki merhaba

—- Kaptaaaann, eğlendin mi dün gece?

—– çok teşekkür ederim Kuki, misafirin olarak beni çok iyi ağırladın

—- çok sevindim Kaptan

Sonra, elini cebine attı, bir yazılı kağıt çıkarttı

—- Kaptan, dün gecenin faturası

—- ne si?

—- Faturası

— Faturası mı Kuki!!!

— evet Kaptan’cığım))

Sesim titreyerek sordum 🤣🤣🤣

—- ne kadar Kuki’ciğim?

— bejjyuz dolar Era’cığım

O günün rakkamı, bu günün üç katı haaa🤣🤣🤣

Benim hayatıma bir şekilde dahil olmuştu Kuki. ..

Onu tanımak şerefti, Deniz hayatımızın bir dönemine şahitlik etmenin onuruydu…

1991/2001 arasında tam 10 yılda 10 defa Koshichang Thailand’a gitmiştim.

Sonra, işte Denizcilik böyle bir şey, tam 25 yıl Thailand’a gitmek nasip olmadı.

Ocak 2026’da 11. defa Koshichang limanına gitme şansına sahip oldum…

Herşey değişmişti…

Ne festival havası var dı artık gemilerde, nede kıç tarafta barlar.

Sordum, soruşturdum; bir döneme damga vuran tatlı Kuki artık yoktu…

Birkaç yıl önce rahmete ermişti…

Erhan Şengül

31.10.2026

Mumbai – Hindistan

    En az 10 karakter gerekli

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.