Değerli okurlar, CHP kurucusu Atatürk’ün devrimleri bağımsızlık mücadelesi veren ülkeler için örnek alınması ve mücadele azmini güçlendirmesi ortada iken günümüzde bu koltukta oturan yöneticiler bir türlü bağımsızlıklarını sağlayamıyorlar. Neden mi? hatırlatmamız gerekirse; İlk kurultayını Sivas’ta yapan Cumhuriyet Halk Partisi, Hiçbir şeye bağlı olmaksızın var olan, bağımsız ve koşulsuz olma anlayışına sahip Atatürk tarafından “Halk Fırkası” adıyla 9,Eylül.1923’te kuruldu. Kuruluş amacı ülkeyi çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak olan parti, modern Türkiye’nin kurulması için ekonomik, sosyal ve siyasal alanda çok ciddi dönüşüme imza attı. Cumhuriyet’i kuran ve devrimlerini gerçekleştiren parti, çağdaş bir devlet ve toplum yaratmak amacındaydı ve bu amacı gerçekleştirdi. Günümüz CHP’si ise merkezinde milletin yerini alan koltuk mücadelesi sonucu rakiplerince kurultaylarının yok hükmünde(mutlak butlan) olması sorunuyla karşı karşıya. Atatürk’ün oturduğu bu koltuk günümüzde hangi amacı taşıdığı gizlenen yöneticileri hak ediyor mu acaba? Atatürk ilke ve devrimlerini yok sayan anlayış karşısında dahi yetersizliğini anlamak mümkün değil. Mesela;
Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunda oturan zat milli ve dini gün vaazlarında olduğu gibi Cuma hutbelerinde de Atatürk ismini anmamayı bir marifet sayıyor. Aslında oturdukları koltuğun gücünü kullanan, iktidardan aldıkları güçle kurucu iradenin önderini yok sayan siyasetçi ve bürokratlar, yok saydıkları ulu önder Atatürk’ün Tarihin kıskandığı bir lider olduğu gerçeğini gizliyorlar. CHP yönetimi ise iç meseleleriyle boğuşmaktan bu aymazları görmüyor. Bizler DOĞRU PARTİ olarak tüm bu aymazlara; Amacınız ne olursa olsun sizler Atatürk’ü ansanız ne olur, anmasanız ne olur… diye haykırıyoruz. Ayrıca; çeşitli ülke temsilcilerinin saygıyla yad ettikleri Atatürk hakkındaki bazı düşüncelerin bir kısmını bu aymazlara hatırlatalım mı?
Atatürk’ü dinsizlikle suçlayan bu aymazlara onun anlayışıyla cevap verelim. Bizim dinimiz, akla ve mantığa uygun ve doğal bir dindir. Bu nedenledir ki son din olmuştur. Bir dinin doğallığı; akla, tekniğe, bilime ve mantığa uyması ile mümkündür. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur. Müslümanların toplumsal yaşamında, hiç kimsenin özel bir sınıf halinde varlığını korumaya hakkı yoktur, bizde ruhbanlık yoktur, hepimiz eşitiz ve dinimizin kurallarını eşit olarak öğrenmek zorundayız diyor Atatürk. Siyasal İslam anlayışına sahip bu aymazların hedefi ATATÜRK olmazda ne olur…
Ayrıca biliniz ki; Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, öyle inanıyorum. Bilince aykırı, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor diyen Atatürk’e göre “Din bir vicdan meselesidir” dine saygı, inanan kişinin haklarına saygının bir sonucudur. Sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele ederek gerçek dindarlığın gelişmesine öncülük ettiği bir gerçektir.
Atatürk ölmedi… Çünkü, vizyonuna henüz erişen olmadı. Ama ölmüş olsaydı, bu kadar çok sayıda tetikçi, her gün onu öldürmeye çalışır mıydı? Atatürk; akıl, bilim, tam bağımsızlık, anti emperyalist ve umut demektir ve Atatürk bu milletin ebedi lideridir… kurucu irade ve onun ilke ve devrimlerini yok sayan, tanımayan güruha cevabım sizler Atatürk’ü TANISANIZ NE OLUR TANIMASANIZ NE OLUR. Milletin kalbinde yaşayan ve yaşayacak olan Ulu önder Atatürk aynı zamanda “Tarihin kıskandığı” bir Lider’dir… Özetle; Atatürk Türkiye’si: Laikliğin, hukukun üstünlüğünün, bilimsel eğitimin ve toplumsal eşitliğin esas alındığı; demokratik, sosyal hukuk devleti hedefiyle ilerleyen antiemperyal bir yönetim anlayışına sahip olarak BAŞARININ SEMBOLÜ, AKP iktidarları ise bu anlayışa karşı ve emperyal güçlerin yerli işbirlikçisi olma anlayışı sonucu BAŞARISIZLIĞIN SEMBOLÜ olmuştur.
17.Eylül.2025
Selam ve saygılarımla
Cezmi Orkun
ÇEVRE
30 Nisan 2026ÇEVRE
30 Nisan 2026ÇEVRE
30 Nisan 2026GÜNDEM
30 Nisan 2026ÇEVRE
30 Nisan 2026ÇEVRE
30 Nisan 2026DENİZ
30 Nisan 2026