“SARAY DEVLETİ” ANLAYIŞI !

Değerli vatandaşlar, Toplumun refah ve huzurunu sağlamak devletimiz adına iktidarların görevidir. Aksi durumda iktidar yönetimi anayasamıza "Anayasa Md. 2(sosyal devlet ilkesi), Md. 10 (eşitlik ilkesi), Md. 60(sosyal güvenlik hakkı) ve Md. 65'e(devletin malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde sosyal ve ekonomik görevlerini ifa ile yükümlü olması)” (EK-1)  aykırı davrandığından suç işlemiş olur. İktidarlar anayasamız gereği bu amaca ulaşmak için ise; gelir dağılımında adaleti sağlama, yoksulluk ve yolsuzluklarla mücadele etme, yoksul kişileri, güçsüzleri ve bakıma muhtaç çocukları koruma hedefi doğrultusunda çalışmalıdır.

Oysa, yaşanan mali ve sosyal krizler sonrasında bireyin araç olmaktan çıkıp amaç haline gelmesi ile hukuk devleti, insan onuru, eşitlik, adalet gibi kavramlar AKP iktidarlarında maalesef  yok edildi. Nasıl mı? Sosyal devlet;  vatandaşlarına asgari gelir güvencesi veren, toplumu her türlü risklere karşı koruyan, sosyal güvenlik imkanı sağlayan ve eğitim, sağlık, barınma gibi hizmetleri sunan bir anlayışı ifade etmektedir. Bunun için; devlet bütçesinden sosyal refah harcamaları için ayrılan miktarların başka alanlarda kullanılması sonucu “adil gelir dağılımında” eşitsizlik kaçınılmaz olmuştur. Sonuç da ülkemizin OECD verilerine göre gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu 4. Ülke, AB ülkeleri içinde ise  2. ülke konumunda yer aldığı görülüyor.  Kişi başına düşen milli  gelir ise, OECD ülke ortalaması 42.260 dolar iken ülkemizde bu rakam yaklaşık 8.500 dolardır.

İşte AKP iktidarlarının sosyal devlet anlayışının yansıması bu kadar kötü.  AKP iktidarı, GSMH’nın paylaşımını vatandaş değil  saray ve eşrafı ekseninde tutmakla “sosyal devlet” değil “saray devleti” anlayışının uygulayıcısı konumundadır.

Sonuç olarak ülkemizde mevcut sistemin yarattığı yapısal ve toplumsal sorunlar nedeniyle sosyal devlet anlayışının kabuk değiştirmesinin temelinde AKP iktidarının, kalkınmayı sağlamaktan ziyade ekonomik olarak daha fazla çıktı sağlamaya yönelik politikalarının etkili olduğu söylenebilir. Büyüme ve adalet ikileminde kalan bu iktidarın maliye ve ekonomi politikalarının, sermaye birikiminden ziyade daha çok kredi ve sıcak paraya dayanması, AKP’nin “saray devleti” anlayışının bu sorunlara çözüm getirmek yerine sorunların bir parçası olduğunu ortaya koymuştur.

DOĞRU PARTİ kadroları, birilerinin teminatı olan “SARAY DEVLETİ” anlayışının değil toplumun refah ve huzurunun teminatı olan “SOSYAL DEVLET” anlayışının gereklerini her alanda yerine getirmenin uğraşını veriyor, vermeye devam edecektir.       2.Kasım.2023

Selam ve Saygılarımla

Cezmi Orkun

Doğru Parti Genel Başkan Yardımcısı

(Enerji, Tabii Kaynaklar ve Madencilik Politikaları Başkanı)