AĞACIN KURDU İÇİNDENDİR

Bir topluluğu, bir kurumu onun içinde gizli gizli çalışan kötü ögeler çürütür, yıkar. Ülkemize, Cumhuriyetimize, Kurumlarımıza, Kurallarımıza zarar verenleri uzakta değil, yakınınızda aramalısınız. Bulduğunuzda, canınız ne kadar yansa, ne kadar üzülseniz o kurdu kazıyıp çıkaracaksınız.
Yoksa o kurt sizi, düzeninizi, refahınızı, huzurunuzu, birliğinizi bozmaya devam eder, dünyanızı yaşanmaz hale getirir…

Bugün sizlere, Türk Ordusunun içine sokulan kurtçuklardan bahsedeceğim!
“Silah Arkadaşlığı”, “Canını silah arkadaşına emanet etmek”, “Ölüme birlikte koşmak”, “Vatan uğruna gözünü kırpmadan can vermek” gibi hasletlerin neler olduğunu öğrenmek isteyen gençlerimize, Kemal Tahir’in “Yorgun Savaşçı” ve İlhan Selçuk’un “Yüzbaşı Selahattin’in Romanı” adlı kitaplarını öneririm.

27’nci Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Işık Koşaner, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit,
Türk Ordusunun başına AKP-FETÖ-CIA tarafından örülen kumpası görüp, suça ortak olmamak için görevlerinden istifa ettiler.
Jandarma Komutanı Necdet Özel, komutanları gibi istifa etmedi AKP’ye biat etti ve zorlama ile Genelkurmay Başkanı yapıldı!

O andan itibaren “Askeri Vesayeti Bitirmek” görüntüsü altında Türk Ordusunun Atatürkçü komuta heyeti tasfiye edildi ve İhvancıların-PKK’nın Avrupa Baronlarının-tarikat reislerinin karşısında bir türlü dik duramayan kurtçuklar görev aldı.

Daha sonra, Huber Apo ve Kel Fehmi’nin yatakhane arkadaşı Hulusi Akar Genelkurmay Başkanı yapıldı. Hulusi Akar, Askeri okulların kapatılmasının, Askeri Hastanelerin Sağlık Bakanlığına devredilmesinin, Askeri okullara tarikat ve cemaatçilerin yerleştirilmesinin önünü açan görevlidir. Şimdi Milli Savunma Bakanı olarak görev yapan Akar, özel diktirdiği üniformasıyla, şanlı Türk Ordusunu, El-Nusra militanları ile birlikte savaştırmaktadır!

Bu konuda çok ilginç olacağına inandığım bir kitap hazırlığındayım.
Ülkemizin başından bu organize suç şebekesini demokratik yolla defedebilirsek, zaman buldukça yazmaya gayret edeceğim.

Bugün İçişleri Bakanlığının ve Milli Savunma Bakanlığının utanç verici yeni bir uygulamasını paylaşmak istiyorum.
Bildiğiniz gibi daha önce, konunun uzmanı Emekli 104 Amiralimiz, Montrö Antlaşmasının önemini belirten ve her demokratik ülkede olduğu gibi hükümeti uyaran bir yazı yayınlamışlardı. Türk Ordusu düşmanı Akşener’in “Bu Amirallerin yaptığı ZEVZEKLİKTİR” açıklamasından sonra Emekli Amiraller lojmanlarından atıldı, koruma verilmiş olanların korumaları kaldırıldı.
Türk Devletinin pırıl- pırıl subaylarına emeklilikleri bile zehredildi.

Emekli Oramiral Eşref Uğur Yiğit. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı.
Orgeneral Işık Koşaner ile birlikte istifa eden Denizci Komutan!
Önce koruması, İçişleri Bakanlığı Merkez Koruma Komisyonu tarafından kaldırıldı. Sonra devletin kendisine tahsis ettiği Fenerbahçe Orduevindeki lojmanından Milli Savunma Bakanlığı tarafından atıldı. Yiğit Paşa konuyu yargıya taşıdı. Davayı kazanmasına rağmen, karar uygulanmadı…

İçişleri Bakanlığındaki ve Milli Savunma Bakanlığındaki kine-nefrete bakar mısınız? Bakanlıklara emir veren siyasi iradedeki yüzsüzlüğe bakar mısınız?
3-4 eşli AKP Milletvekillerinin her birinin üçer-dörder koruması var. Devletin memurlarını metreslerine hizmet eri olarak kullanırlar, devletin arabasına binerler, benzini de devlete ödetirler, ama Türk Ordusunda “ORDU KOMUTANLIĞI yapmış bir Orgeneralin korumasını da alırlar, lojmandan da atarlar.
Sizler, Bilal Oğlan’ın ve Soylu Süleyman’ın oğlunun kaçar koruması olduğunu
öğrenseniz, inanıyorum ki “Böyle rezillik görülmemiştir” diyeceksiniz.

Daha fecisi var; Milli Savunma Bakanlığı, 104 Emekli Amiral gibi Yiğit Paşanın da Orduevlerine girişini yasakladı…

Aziz Türk Milleti! DOĞRU Parti Türk Milletinden siyasi sorumluluk aldığında;
Atatürk’e ve onun muhterem annesine en ağır hakaretleri yapan yobazları ziyaret eden, onlarla işbirliği içinde olan, onlara milletin parasıyla Orduevlerinde yemek ısmarlayan çakma Paşalara ve Bakanlara, normal vatandaş gibi yaşama dolaşma hürriyetini verecektir. (!)
Örneğin, senaryo yazdırıp, ziyaret edeceği sokağa 100 polis gönderip, esnafı tembihleten Nebati Margarini, habersiz olarak, şehrin en kalabalık caddesine bırakacağız. Onu ve onun gibileri, emeklilerimizin şefkatli ellerine emanet edeceğiz. Umarım mutlu olurlar!
İçişleri Bakanı mı? Onun yeri ayrı! Sedat abisinin onun için özel planları var.

İçte ve dışta, kendisine yapılan kötülüklerin hesabını sormayan devlet çökmeye mahkumdur.

Not; Pazar günü ittifak görüşmeleri için Ankara’dayım. Bir gün izin rica ediyorum…

Sağlık ve başarı dileklerimle 13 Ağustos 2022
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Genel Başkanı